ab (188)

NE GARİP

By Tuncay Büyükdişli, 3 Haziran 2015

NE GARİP

 

Ne çabuk unutmuşum,

Sabah uyanınca anladım

Yoksun kaldığımızı senden.

 

Ne garip

İnanamıyordum oysa

Bir anda karşıma çıkacaksın sanıyordum oysa

Her kapımız çaldığında.

 

Bu günden sonra,

Olmayacağını iyice kanıksadım hayatımda.

Sensiz anlamı yok, pişen yemeğin,  yeni günün

Boşluğunu dolduramayacak artık hiçbir sevgi.

 

Resimlerini karıştırdım, umutsuzca.

Dayanamadım birine

Yaralı bir kuş gibiydin

Suskun bir haykırış vardı gözlerinde

Biliyordun ölümün geriye saydığı günleri yaşadığını.

Göçmen bir kuş gibi gittin uzaklara,

Dönüşü olmayan yollardan.

 

Ne garip

Hiçbir şeyin yerini dolduramayacağını biliyordum

Koyamadım hiçbir şeyi, bıraktığın boşluğa

Ben topraktım, sen ağaç

Kök salmıştın vücuduma

Meyve verir, çiçek açardın bir zamanlar.

Kuruyan bedenini yeşertmek istedim tüm varlığımla

Ne çok çabalamıştık, tutunmak için hayata

Artık ötesindeyim anlamanın.

 

Bir yıldız oluverdin, bir ışık demeti

İnanansım gelmiyor terk ettiğine

Dünya canımı yaktığında

Başımı dizlerine koyup ağladığımı düşlerim,

Yanarım ayrılığa, yanarım içimdeki ateşe.

 

Üşüyorum,

Hiçbir şey ısıtmadı içimi varlığın kadar

Sıcaklığına, merhametine, şefkatine, sevgine

Doyamadım.