ab (260)

Cinayet Saati (A.İlhan/Sisler Bulvarı)1954

18 Haziran 2015

“Haliç’te bir vapuru vurdular dört kişi Demirleşmişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu Dört bıçak çekip vurdular dört kişi Yemyeşil bir ay gökte ağlıyordu   Demirleşmişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu On üç damla gözyaşını saydım Allah’ına kitabına sövüp saydım Şafak nabız gibi atıyordu Sarhoşum Kasımpaşa’daydım Hiçbiriniz orada yoktunuz   Haliç’te bir vapuru vurdular dört kişi Polis katilleri […]

v (8)

Hayatın kocamanı güzeldir” Kasım 2008 , Sezen Aksu

18 Haziran 2015

Hayatın kocamanı güzeldir” Kasım 2008 , Sezen Aksu   Sevgili Çocuklar, Ne kadar şanslı olduğunuzu biliyor musunuz?  Ve küçük bedenlerinize rağmen her şeyi değiştirebilecek ve yapabilecek bir güçle dünyaya geldiğinizi?  “Ben daha çocuğum” diyenleriniz vardır belki.  Oysa her şeyi değiştirebilecek bir güç var içinizde, yeter ki buna inanın. Çocuk olmanın güzelliğini ve gücünü keşke çocukken […]

a (102)

DEVLET / Ümit Yaşar Oğuzcan (1926 – 1984)

18 Haziran 2015

DEVLET   “Günlerden bir gün Hamama gideceği tuttu, Sadrazam hazretlerinin! Bir yanında birinci veziri Bir yanında ikinci veziri Bir yanında üçüncü veziri. Sonra efendime söyleyeyim Peşkirci başı, Nalıncı başı Sabuncu başı Velhasıl tam dört yüz kişilik kafile Peştamal takıp girdiler hamama Geçtiler kurnaların başına Üçer beşer Sadrazam deseniz Kuruldu göbek taşına Yan gelip yattı”   […]

ab (42)

ÖLÜME VE HAYATA DAİR… / CAN DÜNDAR

18 Haziran 2015

ÖLÜME VE HAYATA DAİR…             “Aristoteles bir yazısında ırmakta yaşayan küçük canlılardan söz eder:     Ömürleri bir gündür.     Bunlardan sabah 8’de ölen genç ölmüş sayılır; akşam 5’te ölen ise yaşlı…     Montaigne ünlü “Denemeleri”nde sorar:     “Bu kadarcık bir ömrün bahtlısını, bahtsızını hesaplamak hangimize gülünç gelmez? Sonsuzluğun, dağların, nehirlerin, yıldızların, ağaçların yanında bizim […]

ab (30)

Murathan Mungan-Yalnız Opera

18 Haziran 2015

YALNIZ BİR OPERA Murathan MUNGAN (1986-87)   “Ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda Yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim Oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim Ben sende bütün aşklarımı temize çektim   İmrendiğin, öfkelendiğin Kızdığın ya da kıskandığın diyelim Yani yaşamışlık sandığın geçmişim Dile dökülemeyenin tenhalığında Kaçırılan bakışlarda, gündeliğin başıboş ayrıntılarında Zaman zaman geriye tepip duruyordu […]

ab (110)

Aliye Albayrak – Sığıntılar Yıkıntılar Üzerine

18 Haziran 2015

“Ben bir kız çocuğuyum, sekiz yaşında Dilim yok benim, ülkem yok!   Dağ başlarında, sınırlarda ne bekliyorum, Ne için ağlıyorum, bildiğim yok!   Babamı öldürdü eli kurşun sıkanlar, Babam neden öldü, bildiğim yok!   Soğuk, üşüyorum, açım buralarda Evimizi bombaladı, eli bombalı adamlar Evimiz neden bombalandı, bildiğim yok!   Ben büyüyünce, büyük olmayacağım Ve ağlatmayacağım […]

ab (196)

OLVİDO / A.Muhit Dranas

18 Haziran 2015

OLVİDO “Hoyrattır bu akşam üzerleri daima! Gün saltanatıyla gitti mi bir defa Yalnızlığımızla doldurup her yeri Bir renk çığlığı içinde bahçemizden, Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan Lavanta çiçeği kokan kederleri; Hoyrattır bu akşam üstüleri daima! Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar Unutuşun o tunç kapısını zorlar Ve ruh atılan oklarla delik deşik. İşte doğduğun eski evdesin […]

ab (208)

ÜMİT ETMEK, ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMAK LAZIM / Sezen AKSU

18 Haziran 2015

ÜMİT ETMEK, ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMAK LAZIM   “Her insan biricik bir değer olarak bireysel ve toplumsal şefkat kalkanları ile korunamaz, eğer algı bu idrak ile tamamlanmazsa, ana rahmine düştüğümüz andan itibaren edindiğimiz kayıtlar yaşamı anlamlandırmak yerine katlanılmaz kılabilir. Şiddet hayatta kalmak için özgürleşir ve yıkıcılığını gerekçelendirirse, baş edilemez bir yok edicidir artık. Aile gibi […]

ab (58)

ÂŞIKLARIN EN YÜCESİNE, ATEŞ TENLİSİNE… / Seyit ÖZER

18 Haziran 2015

ÂŞIKLARIN EN YÜCESİNE, ATEŞ TENLİSİNE…   Nedenini bilmediğim bir arzuyla bugün her günkünden daha çok istedim yanımda olmanı. Kolay değil sensiz olmak, içinin yarısını boş tutmak, kolay değil her sabah bir martı sesiyle irkilmesi bu yoksul bedenimin. Ancak bu ayrılığın bir süreliğine oluşu, teselli dolduruyor yüreğime. Her ne kadar bu sürenin uzunluğunu bilmesek de sonunun […]

ab (150)

Mustafa Mutlu

18 Haziran 2015

“Daha bebeklikten itibaren tüm pisliklerimizi görmeye ve temizlemeye alışık olduklarından mıdır; bilinmez… Ama bizden hiçbir koşulda iğrenmeyecek tek canlı onlardır… Ve bütün çocukları için annelerinin önemi budur! Onun yanında istediğiniz kadar kirli olabilirsiniz… Dilediğinizce dağınık… Alabildiğince huysuz, mızmız, şımarık… Olabildiğince hoyrat, kaba ve nemrut… Hatta hain, kalleş, ikiyüzlü… Hırsız, katil, tecavüzcü… Bunlara katlanabilecek tek kadın; […]

v (7)

Turgut Uyar

18 Haziran 2015

“Acıyor Mutsuzluktan söz etmek istiyorum Dikey ve yatay mutsuzluktan Mükemmel mutsuzluğundan insan soyunun Sevgim acıyor Biz giz dolu bir şey yaşadık Onlarda orada yaşadılar Bir dağın çarpıklığını Bir sevinç sanarak En başta mutsuzluk elbet Kasaba meyhanesi gibi Kahkahası gün ışığına vurup da Öteden beri yansımayan Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi Öbürünün bir kadından […]

ab (185)

Pablo Neruda

18 Haziran 2015

“Ağır ağır ölür alışkanlığının kölesi olanlar, her gün aynı yoldan yürüyenler, yürüyüş biçimini hiç değiştirmeyenler, giysilerinin rengini değiştirmeye yeltenmeyenler, tanımadıklarıyla konuşmayanlar. Ağır ağır ölür tutkudan ve duygulanımdan kaçanlar, beyaz üzerinde siyahı tercih edenler, gözleri ışıldatan ve esnemeyi gülümseyişe çeviren ve yanlışlıklarla duygulanımların karşısında onarılmış yüreği küt küt attıran bir demet duygu yerine “i” harflerinin üzerine […]

ab (51)

Victor Hugo

18 Haziran 2015

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı? Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı? Sevmek için güzele mi bakmalı? Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır? Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı? Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır? Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı? Solması için gülü dalından mı koparmalı? Pembe bir gonca iken […]

ab (7)

Turgut Uyar-Palyaço

18 Haziran 2015

  “Kaç kişiyi öldürdüm düşlerimde Kaç kilo çekerdi yalnızlık Kaç kere ezildim altında Yaz yağmurlarının Belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahları Her sirk geldiğinde ağlamaklı olurduk Hep ağlamaklı olurduk gülünecek halimize Kim sevmezdi çiçekleri filan ”Ben sevmezdim” dedim, “yalan” dedi Bunu palyaço söyledi, Palyaço söyledi ben yazdım Yazdım, yazmasam ağlayacaktım Herkes ağlarmış biraz, ben de […]

ab (21)

Birhan Keskin- Olgunluk / Kim Bağışlayacak Beni

18 Haziran 2015

“Birbirine dolanan hayaller yumağıdır hayatımız, kim karar verebilir birbirine dokunan taş ve su hakkında, kimin kimi ayakta tuttuğuna ve günün aslında kumdan, tuzdan ve ışıktan oluşmadığına? Boşlukları doldurduğumuzda belirecek hayatın anlamı, taşı ve suyu doğru yorumladığımızda, bir yarı öbür yarıyı anlayacak. Olgunluk bize yaban meyvesi gibidir, gevşek ağızlarımıza dokunan zehir! Kim sana verdiklerimi, senden aldıklarımı […]

ab (38)

Murathan Mungan

18 Haziran 2015

“Sevgilim, yetimim benim Aylar nasıl geçiyor zaman hiç geçmezken Kapılar kapalı, dünya buzlu cam Uyuşmuş gözlerimin önünde Hayat akıp gidiyor hiç kımıldamadan”   İkimizin yerine dinliyorum, sevdiğin şarkıları Siyah tişörtünü giyiyorum yatarken Gömleklerini, kazaklarını, kokunu Senin rüyalarını görüyorum ölür gibi uyurken Gün boyu elimde kahve fincanı     Kapıyı açmıyorum, telefonlara çıkmıyorum Başını bekliyorum geleceği […]

a (18)

Elif Şafak – Aşk ( Şems Tebrizi)

18 Haziran 2015

“Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten “ne yapalım kaderimiz böyle” deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergâh bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatın hâkimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin.”                                       Elif Şafak – Aşk ( Şems Tebrizi)

ab (4)

Ahmet ARİF

18 Haziran 2015

Gün ola, devran döne, umut yetişe Dağlarının, dağlarının ardında Değil öyle yoksulluklar, hasretler Bir tek başak bile yalnız kalmayacaktır Bir tek zeytin dalı bile yalnız                                                                               Ahmet ARİF

ab (46)

İçindekiler, Eski 45’likler-Murathan MUNGAN

18 Haziran 2015

“Ben o eski intiharların çocuğu Neremi öpseler oram en ıssız”                                                                İçindekiler, Eski 45’likler                                                                 Murathan MUNGAN

ab (182)

Charles Bukowski

18 Haziran 2015

“Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar. Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar. Ve sırf dardı diye kafalar, düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik, “sarılmak yakar bizi” deyip aşkı hep uzaktan sevdik”                                                       Charles Bukowski

a (108)

Doğduğum yüzyıla veda-Murathan MUNGAN

18 Haziran 2015

“Ayların en zaliminde doğmuşum Okuma yazma öğreniyorum yıllardır Başka çağlardan kiraladığım odalarda Çalışıyorum geleceğe Ve şimdiki takvimin duvarındayım Zamansız pencerede”                                  Döküm günleri, Oda, Poster ve Şeyhlerin Kaderi                                                          Doğduğum yüzyıla veda                                       Murathan MUNGAN

a (64)

Siyah Ay, Metal – Murathan Mungan

17 Haziran 2015

“Plastik gölgeleri absorbe eden Siyah Ay Kalplerde neon kanı Parıldayan derisini soyunurken Dönüp bakan bir yılan akıyor üzerimden Cümlelerin fosforu görülüyor, fermuar ömrüm bağışla bana bu şiiri! Cebimde vampirin matarası Bir şaman gördüm düşümde Ayak izlerimde bir kar adamı gizleniyor Keşke her şey şiir olsa, her şey şiir Bunca reel yaşanırken cinnetin enkazı”                                                        […]

a (59)

Kara saplanmış tren, Başkalarının Gecesi-Murathan Mungan

17 Haziran 2015

“Aynı tünelden çıkarken yitirdiğimiz düşler Birlikte kamaşan gövdelerimiz Karanlıktan ışığa ürperen ten Başka yolcularını bekletiyor şimdi Kara saplanmış tren Ayrıntıların bağışlamadığı nabzımın vuruşları Bir başkası olarak yaşadığın serüvenlerde Tedirgin gövdelere yerleşen Bukalemundan kalan nem”                                                  Kara saplanmış tren, Başkalarının Gecesi                                                                Murathan Mungan

a (100)

Murathan MUNGAN-Kadırga, Yaz Geçer

17 Haziran 2015

Bir deniz ülkesinde… Ve belki de Birbirine aktardığım defterlerin hepsinde Bu şiir vardı: Senelerce, senelerce evveldi; Biz seninle orada, o deniz ülkesinde tanıştık Uzak denizler, uzak yakınlıklar içinde Bir Kadırgada iki korsan Tarih, yarın, ütopya dolu sandıklar arasında Birbirimizi yaralarından tanıdık”   Murathan MUNGAN-Kadırga, Yaz Geçer

a (52)

Horatius

17 Haziran 2015

“ Mademki vakitsiz bir ölüm, ruhumun yarısı olan seni alıp götürdü, yeryüzünde varlığımın yarısından, en aziz parçasından yoksun yaşamakta ne anlam var? O gün ikimiz birden öldük”   Horatius

a (1)

Micheal Foucault

17 Haziran 2015

“Masumiyette derin bir gerçek vardır. Bir bebek annesinin gözlerine baktığında sadece sevgi görür. Masumiyet kayıp gittikçe, yerini daha karmaşık şeyler alır. İstediğimizi almak için başkalarını aradan çıkarmak gerektiğine inanırız. Bütün gücümüzü kendimizi korumak için harcarız ve hayat bir kavgaya döner. Ama hayatta kalmaya çalışmak, açık olmak demektir. Bu aslında masumiyetin ta kendisidir. Bir çocuk gibi […]

a (37)

Anneme Hitaben……

17 Haziran 2015

Anneme Hitaben……   “Bir gün sılaya geldiğimde Bir şeyler sezersen halimde Hiç şaşırmayasın Anacığım Başımı koyup dizlerine Uzun uzun ağlayacağım Bütün insanların yerine.   Ne yazık çocuk büyümüştür artık”                                                 Cahit Sıtkı

a (10)

Özdemir Asaf – Susmanın İkinci Yüzü

17 Haziran 2015

“Şimdi bütün anmalar Bir susmanın içinde… Şimdi bütün susmalar Bir odanın içinde… Anlatmaya bir sözcük, Bir bakış arıyorlar Önce sakladıkları Bir adamın içinde…”                                             Özdemir Asaf                                         Susmanın İkinci Yüzü

DSC_0261

YÜREĞİNDEKİ SEVGİ

15 Haziran 2015

YÜREĞİNDEKİ SEVGİ Yüreğindeki sevgi, sonuna kadar mı? yoksa evine akrabalarına kadar mı, taşar mı fakir sokaklara, taşmaz mı? Yüreğindeki sevgi, ırk kadar, din kadar mı, sarı mı, ak mı, kara mı? Yüreğindeki sevgi, halk kadar, memleket kadar mı? uzanır mı beş kıt’aya, uzanmaz mı? Yüreğindeki sevgi, hey dost, tariflere sığmaz mı? Arif Damar – Ölçü

a (101)

BİR EFLATUN SEVİNÇ

3 Haziran 2015

BİR EFLATUN SEVİNÇ   “Bütün yaşamların gizlerini çözmek isterdim Gün gün çözülen Çözülüp savrulan gecelerin Bıraktığı imgeleri Çözmek isterdim. …..   Uçuk mor rengi düşlerin Savrulmuş Buralarda gecenin aklığına Suskun gülüşün Yüzüne hiç işlemediği Buğulanmış camlara vuran İlk söylenen sözcüğün ivediliğiyle Çözmek isterdim”                                            Tahsin Bakırtaş-Gece Sonatı

a (99)

Sezen AKSU-Küçüğüm

3 Haziran 2015

“Küçüğüm; Daha çok küçüğüm Bu yüzden bütün saçmalamam Bütün korkularım Ne kadar az yol almışım Ne kadar yolun başındaymışım meğer Elimde kocaman rengârenk oyuncak geçici  zaferler…”   Sezen AKSU-Küçüğüm

a (19)

DÖNÜŞÜM

3 Haziran 2015

DÖNÜŞÜM   ”  Bu sessizlikte ve beyazın birleşiminde bitkiler kıvrılıp bükülerek insana ve gezegene dönüştüler. Kılıçbalıkları kuleleri deldi. Ağaç kavuğundan dolunay, lavlardan oluşan gökyüzünde dolaştı. Susamış gözler dallarda kirazlar gibi sallanıyordu. Otlarda oturan kuşlar yemek istemiyor, yumuşak bir başkalaşım ezgisinden başka bir şarkı söylemiyordu ve gagalarını her açtıklarında örümcek ağlı ve renkli camlı pencereler yılana […]

a (18)

YABANCININ SON SÖZLERİ

3 Haziran 2015

YABANCININ SON SÖZLERİ   “Avuntularınız sizin olsun, peşimi bırakın. Trassız suratım üzmesin sizi, acıyıp ellerimden tutmaya kakmayın, dostluğunuza ve yardımlarınıza hiç mi hiç ihtiyacım yok anlayın. Bunu anlayın hiç olmazsa, ne olur, iltifatlarınız gibi sıkıyor beni üzüntünüz. Duygularım suç işledi törenize karşı, mutlu ilişkilerinizi bozdum acılı sesimle. Geçmişteki ve gelecekteki bütün aşklarımı size bırakıyorum ve […]

a (7)

Halil Cibran – Aforizmalar

3 Haziran 2015

“Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat arkana bakma. Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de.  Unutma yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez. Yolcuya bakıp yolunu tanıma.  Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver.  Kaplumbağalar yollar hakkındaki tavşanlardan çok daha fazla şey anlatabilirler.  Sırtını güneşe çevirirsen gölgenden […]

ab (235)

Voltaire’dan…

2 Haziran 2015

“Doğuyoruz, yaşıyoruz Çoban kızı Nasıl olduğunu bilmeden ölüyoruz Herkes hiçlikten yola çıktı Nereye? Tanrı bilir sevgili kızım”   Voltaire

ab (291)

BİR DAKİKA – ORHAN PAMUK

2 Haziran 2015

BİR DAKİKA   “Soluk lambaların abarttığı korkunç gölgeleriyle birlikte bana kaybettikleri saflıkları yüzünden acı çeken tanrıları, bir başkasının yerinde olamadıkları için kendini yiyip bitiren çilekeşleri, birbirleriyle sevişerek yatamadıkları için birbirlerini öldüren mutsuzları hatırlatıyordu; mankenler. Onlar da, benim gibi, bizler gibi, içlerine rastlantıyla düştükleri belirsiz bir varoluşun anlamını cennette kalmış kadar uzak bir geçmişte, bir gün […]