a (66)

19 Ağustos 2015

MANİK DEPRESİF     “Ölüm, bir direnmeydi. Ölüm, iletişim kurma çabasıydı. İnsanlar gizemli bir şekilde ellerinden kaçan öze ulaşamayacaklarını anlıyorlar, yakınlık uzaklaşıyordu, tat yok oluyordu. Bir kucaklaşma vardı ölümde”                                                                             Virginia Woolf / Mrs. Dalloway   Bitti tükendi ruhumuz Bu yolculukta. Sözler mühürlendi dudaklarda, Sansürlendi düşünceler. Birbirimiz hakkında hüküm verir olduk, Anlamadan, dinlemeden, Namlular çevrilmiş […]

a (2)

19 Ağustos 2015

GÖZALTI   Nefesimden çıkıp oturdular karşıma, Küçücük odamda; Betimlenemeyen, görünmez adamlar. Uykusuz kaldım tüm gece, Hesap verdim, sorgulattım kendimi Gözaltındaydım.   Sorguladım, sorgulattım, Çapraz sorgulardan geçirttim kendimi. Buldular suçlarımı, üzerine yenilerini de eklediler; Düzenin kokuşmuşluğundan payıma düşeni; Kabullendim hepsini.   Vicdanıma sadaka veriyordum; Susturacak kadar. Ah, vah diyordum sızlanarak, Aynada bakamıyordum gözlerimin içine. Bağırıp, çağırıp […]

moment (1)

19 Ağustos 2015

EBEDİ MUTLULUK   Bütün inceliklerini sunmak isterdim sana hayatın, Oysa, Ölüm fısıldıyor kulağıma Tut ellerimi nolur, içim bomboş şimdi, Savrulup çarpıyor yüzüme, Kaşıdıkça kanayan yaralarım.   Sunmak isterdim sana; “Dünyanın bütün çiçeklerini”, Güneşin aydınlığını. Ama ne vakit düşünsem bunları; Ağlamak geliyor içimden hıçkırarak. Karanlık dehlizlerine daha da gömülüyorum Ruhumun, boğuluyorum. Vuruyor sahilime, dalga dalga Zehir […]

a (89)

26 Haziran 2015

EBEDİ MUTLULUK Bütün inceliklerini sunmak isterdim sana hayatın, Oysa, Ölüm fısıldıyor kulağıma Tut ellerimi nolur, içim bomboş şimdi, Savrulup çarpıyor yüzüme, Kaşıdıkça kanayan yaralarım. Sunmak isterdim sana; “Dünyanın bütün çiçeklerini”, Güneşin aydınlığını. Ama ne vakit düşünsem bunları; Ağlamak geliyor içimden hıçkırarak. Karanlık dehlizlerine daha da gömülüyorum Ruhumun, boğuluyorum. Vuruyor sahilime, dalga dalga Zehir zemberek acılar. […]

a (90)

26 Haziran 2015

KİMDİK BİZ, NEYİ TÜKETTİK?   Asmanın altında, Çiçekli muşamba örtülü masamız, Dolar taşardı bir zamanlar; Çat kapı med-cezir’lerden. Üzerindeki çay bardaklarından Muhabbetler taşardı.   Herkes dosttu o zamanlar, Herkesin yapmak istediği çok şey, Gitmek istediği çok yer vardı. İncelikli güzel cümlelere sahiptik.   Sabahın habercisi; Sütçü sesleriyle yankılanırdı İzve sokaklarımız. Bakkal “Ahmet” hepimizin amcasıydı, Selamsız […]