bb (62)

19 Ağustos 2015

ACI BİR ANI   Yan odada birisi ölmüştü biraz önce, lenf kanseriymiş. Evlatları, yakınları bağrışıyor, ağlıyor. Çığlık çığlıktı ortalık. O ise annesinin bundan en az etkilenmesi için büyük bir panik yaşıyordu,  kapıyı sıkıca kapattı ve sırtını kapıya verdi. Annesi, suratına derin derin baktı kurbağa suratlı meymenetsiz oğlunun. O baktıkça ter boşanıyordu başından boncuk boncuk, ikisi […]

bb (6)

19 Ağustos 2015

MUTLULUK “İnsanın kendinde var olan mülklerle mutlu olması ve bunu yaparken de gücünü kendi kendine keşfetmesi gelmektedir.”       Schopenhauer Gün batımı suda yüzen bir gül akşamın kızıllığında, Bir kelebeğin kanat çırpması, Yağmur tanelerinim cama dokunması, Bulutların arasından süzülen güneş, çiçeklenmiş dallar… Karşılıksız bir tebessüm, Sıcak bir gülüş, iki arkadaşın sıkıca kucaklaşması, Omuzunda güven uyandıran bir elin […]

a (27)

19 Ağustos 2015

  ÖZGÜN KALABİLMEK   “Bu sevinçli, akıllı uslu insan sesleri arasında yalnızım. Bütün bu adamlar; vakitlerini dertleşmekle, aynı düşüncede olduklarını anlayıp mutluluk duymakla geçiriyorlar. Aynı şeyleri hep birlikte düşünmeye ne kadar da önem veriyorlar. Bakışı içe dönük, balık gözlü, kimsenin kendisiyle uyuşamadığı adamlardan biri aralarına karışmaya görsün, suratları hemen değişir.”                                                                                                                     Bulantı,  Jean-Paul  Sartre   […]

bb (9)

19 Ağustos 2015

YAŞAMAK ZORUNDA OLDUĞUM YALNIZLIĞIM… Yalnız’ın odasında ikinci bir yalnızlıktır, ayna… Özdemir Asaf   “Bir yığın tedirgin, kendinden sıkılmış var olandan başka bir şey değildik. Burada bulunmamız için tek bir neden yoktu, hiçbirimiz böyle bir neden ileri süremezdi. Utanç içinde bulunan ve belirsiz bir tedirginlik duyan her var olan, ötekilerin karşısında kendisini fazlalık olarak hissediyordu. Fazlalık.”  […]

digital (49)

19 Ağustos 2015

YOLCULUK…   Bitmek bilmeyen bir savaşın içinde hissediyorum kendimi, yorgun düşmüşüm. Güneş henüz yeni veda etmiş güne, ağaçların üzerinden seyrediyorum ay’ın ilk halini. Çok güzel gözüküyor ay, ağustos böceklerinin cılız sesi kulaklarıma geliyor. Gökyüzü de yıldızlarla bezenmiş pırıl pırıl parlamaktalar, oysa bu saatlerde çok ender olur bu görüntü. Çok daha afili cümlelerle betimlemek isterdim bu […]

digital (55)

19 Ağustos 2015

PUSLU CAM   Puslu camların arkasından izlemekteyim, gece hışımla yağan yağmuru. Rüzgarın uğultusu içimi titretmekte. Cama ellerimle bir şeyler çiziyorum ve kendi yansımamı görmek istiyorum. Evet bir ara kendi yansımamı kaybediyorum buğudan. Acaba içinde olduğumuz şey bir illüzyondan mı ibaret diye düşünüyorum. Niçin varım? Acaba yok muyum? Sadece var olduğumu mu sanıyorum? Sorular birbiri ardınca […]

a1 (1)

19 Ağustos 2015

ANI YAŞAMAK   Anı yaşamayı gerçekten becerebilseydik, sorunlarımızın büyük bir çoğunluğunu çözüyor olurduk. Hayat anlamsızdır bunu kabul etmeyecek değilim fakat bu anlamsızlığın en anlamlı şeyi de içinde bulunduğumuz, bu anlamsızlık içinde kendimize anlam yaratıp kendi özgünlüğümüz içinde hiç kimse için yapılmayan hiçbir anane ve geleneğe bağlı kalmadan yaşanılan anlardır. Sadece kendi özgün hareket ve anlam […]

ab (274)

GELSİN HAYAT BİLDİĞİ GİBİ…

3 Haziran 2015

GELSİN HAYAT BİLDİĞİ GİBİ…   Güzel bir yarayla dünyaya geldim. Varım yoğum hep bu yaraydı.” (Franz Kafka)   “Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıktan yiyen,  kemiren yaralar.” (Sadık Hidayet)   Bazen hayat üstüne üstüne gelir, her şey çok fazla gelir sana, anlatırsın, içlenirsin, seni dinliyormuş numaraları yapar insanoğlu. Paylaşamadığında hayatı anlarsın […]

ab (278)

SERZENİŞ

3 Haziran 2015

SERZENİŞ   Bir kulübede kız ile anası yaşıyordu.  Şehre 3-5 km uzaklıkta yeni yerleşim alanı ile eski yerleşim alanlarının arasında uzanan bir tampon -boşluk bölge burası. Camlara naylon çekilmişti, anası günlük temizliğe gidiyormuş evlere, babası Irak’da vurulmuş, böylece geçinmeye çalışıyorlar, topraklarının dışında göçebe olarak. Sıkıntılarını öğrenmek, o pecmurda yaşanılma imkanı olmayan kulübede kalan ana kızı […]

ab (120)

İÇİMDEKİ AKINTILAR

3 Haziran 2015

İÇİMDEKİ AKINTILAR   Hiç bir zaman kendimize net olarak itiraf edemesek de hep korkuyorduk hayattan ya da geliştirdiğimiz hayat bunu emretti. Büyümekten, yalnız yürümekten, insanlardan, cicili bicili gözüküp içinde ruh ve anlamını azalttığımız hayattan korkuyorduk, korkuyorduk bu yarışta geride kalmaktan, elenmekten. Her korktuğumuzda biraz eksiliyorduk kendimizden. Mesela korkularımız hayatı acımasız yarışa çeviriyordu, anlamdan ve kıvancımızdan […]

ab (112)

BU SABAH

3 Haziran 2015

BU SABAH   Bu sabah İstanbul Boğazı gri idi, martılar ise çığlık çığlığa. Acayip soğuk. Yağmur Antep sokaklarına dalmış, yollar tenha. Sırtına çocuğunu vurmuş gariban bir ana dilenmekte, o kapı senin bu kapı benim. Hainler pusuya yatmış, kahbe kurşunlar onlarca askerimizi şehit etmiş Çukurca’da. Adana da gencecik bir kızımızı kaçırıp defalarca tecavüz edip sonrasında kesip […]

a (8)

SINAV

3 Haziran 2015

SINAV       “Yarın biyokimya sınavım vardı ve ben ders çalışmayıp ders notlarına resim çiziyordum. Bir ara gözüm dışarıda bahçede ateş yakan adama takıldı. Adama baktım o da bana baktı. Beş-on saniye göz göze geldik. Adam elinde bir örtü, durmadan ateşe vuruyordu. Sonra pencereye bir güvercin kondu. Güvercine gitmesi için birkaç kere hafifçe vurdum. Güvercin gitti. […]

a (1)

TEK DOZLUK HAYAT

3 Haziran 2015

TEK DOZLUK HAYAT    Ağlayarak kalktım yatağımdan bu sabah, ağır bir gün olacağı nefes nefese uyanışımdan belliydi. Rüyamda rahmetli anneme hesabını veriyordum yalanlarımın, ağlayarak bağırıyordum ona; nasıl söyleyebilirdim anacığım bu kadar yaşam doluyken bütün vücudunu o illetin sardığını, ben bile buna inanamazken. Küçük çocuklar gibiydim; bağıra çağıra doyasıya ağlıyordum.   Her neyse böyle bir günün […]

a (3)

NEDENDİR BİLİNMEZ

3 Haziran 2015

NEDENDİR BİLİNMEZ   Nedendir bilinmez, içim geçer yaşımın ötesine, kabıma sığmam bazen   Herkesi bana uzak, Herkesi bana soğuk hissederim.   En yakınlarımdan bile kaçmaya başlarım. Derin yalnızlığımla kucaklaşmak için, zaman yaratırım. Kendimle salt kendimle baş başa kalmak çok iyi gelir bazen, soğuk ve karanlık hissederim her yeri, ışıksız güneş yoksulu bir kapıdan içeri girerim. […]

a (127)

ANLAMI YETİRİLEN YER

2 Haziran 2015

ANLAMI YETİRİLEN YER   Hemen her şeyin anlamını yitirdiği bir yerdeyim; korkunç yalnızlıkların, anlamı kestirilemeyen varoluşların, zaman ve yer sınırlamalarının olmadığı. Umutsuzca, öylece bir ben, hiç kimseyi beklemeden, öylece dipdiri, et ve kemik yığınından başka hiçbir şey olmayarak. Yüzümün gerçek kendim olmadığı, gerçek dışı imajlardan kurtularak, gerçek varoluşumla… Burada maviler bir başkadır, görmediğin müddetçe çaresizdir, […]