digital (28)

By Tuncay Büyükdişli, 19 Ağustos 2015

GECE

 

Uzun ıssız bir gecede

Gök kubbenin altında,

İlerlerken şehrin dar sokaklarında,

Nereye götürecekti ayakların seni?

Yolunu bulmaya çalışıyordun,

Belki de bir yol yoktu;

İlerlediğini sandığın.

Sarılmıştın sımsıkı;

Hep karşısında durduğun yalnızlığına..

 

Çınlatıyor kulaklarını yalnızlığın

Derin bir sessizliğin

Katili oluyor hüzün.

 

Hoyratça tükettiniz,

Elbirliği ile

Sevgileri, zamanı ve birbirinizi

Hikayeleriniz;

Yalnızlığa mahkum bir enkaz yığını artık.

Tükenmiş ruhlar, kırık kalpler

Bitmiş sevdalar.

Yaşanmamış hikayelerin kırıntılarıdır

Size kalan;

Zaten insan gerçekleştiremediği şeylerin

Toplamından ibaret değil mi?

 

Tüketir olmuşsunuz de hoyratça hayatı;

Tükenmişliğinizden.

Karşı koyamıyorsunuz, kaybediyorsunuz

Bu yüzden söylenip, duruyorsunuz hep;

“-Varoluşun en güzel gerçekliği;

Ne güzelsin yalnızlık…”

 

29-11-2014