a (89)

By Tuncay Büyükdişli, 26 Haziran 2015

EBEDİ MUTLULUK

Bütün inceliklerini sunmak isterdim sana hayatın,
Oysa,
Ölüm fısıldıyor kulağıma
Tut ellerimi nolur, içim bomboş şimdi,
Savrulup çarpıyor yüzüme,
Kaşıdıkça kanayan yaralarım.

Sunmak isterdim sana;
“Dünyanın bütün çiçeklerini”,
Güneşin aydınlığını.
Ama ne vakit düşünsem bunları;
Ağlamak geliyor içimden hıçkırarak.
Karanlık dehlizlerine daha da gömülüyorum
Ruhumun, boğuluyorum.
Vuruyor sahilime, dalga dalga
Zehir zemberek acılar.
Ne bekliyorsun ki bir tanem;
Kendimde olandan başka…

Bu aşkı öldürmek gerek;
Ne kadar zor oysa benimle mutlu olmak;
Düşlerimin sesi ile acılarımın çığlığı arasında
Gidip gelirken.
Aynanın karşısında ölüm yansırken yüzüme.

Sessizlikte bir uğultu içimin can çekişleri
Ölmeye razıyım kurduğum dara ağacında
Ebedi mutluluğa kavuşmak için…